Selamlar herkese,
Bugün liderlik üzerine bildiğimiz pek çok kalıbı yıkan bir bakış açısını tartışmaya açmak istiyorum. Sinan Ergin’in “Bütünsel Liderlik” yaklaşımına göre, bir insanın başkalarını veya bir işi yönetebilmesinin ön koşulu, önce kendisini yönetebilmesidir. Eğer iç dünyanızda çatışma, kavga ve negatif duygular varsa, dışarıya yansıtacağınız şey de liderlik değil, sadece problem olacaktır.
İşte başarılı bir liderliğe giden o kritik 4 adım:
-
Sorumluluk Duygusu: Sorumluluk, sabah işe gidip akşam gelmek gibi bir “görev” değildir. Görev zihinsel ve dışsal bir olguyken; sorumluluk içseldir, sevgiyle beslenir. İnsan ancak kendisine karşı %100 dürüst olup sorumluluk alabildiğinde gerçek bir liderlik yolculuğuna çıkar. [01:41]
-
Adanmışlık ve Söz Vermek: Liderlikte söz vermek %50 veya %90 değil, %100’dür. En önemli sözü ise başkalarına değil, kendimize veririz. Kendi verdiğimiz küçük sözleri (örneğin diyet veya spor kararı gibi) bile tutamıyorsak, dış dünyada büyük bir adanmışlık sergilememiz mümkün değildir. [04:47]
-
İçsel İletişim: Dünyadaki en değerli varlıkla, yani kendinizle olan iletişiminiz ne durumda? Sol beyniniz, bilinçaltınız ve kalbiniz sürekli bir kavga içindeyse enerjinizi tüketirsiniz. İyi bir lider, içindeki tüm sesleri dinleyen ama hiçbirinin kölesi olmayan, o sesleri analiz edip en doğru eyleme dönüştürebilen kişidir. [06:40]
-
Düşleri Var Etmek (Vizyon): İlk üç adımı (sorumluluk, adanmışlık, iletişim) tamamlamadan kurulan hayaller sadece birer kaçıştır. Bu üç temel sağlamsa, vizyonunuz sizi sabahları yataktan fırlatacak bir güce dönüşür. Etrafınızdaki herkes “yapamazsın” dese bile siz amacınızla bir ve bütün olmuşsunuzdur. [07:54]
Tartışma Sorusu: Sizce bir liderin ekibini yönetmeden önce çözmesi gereken en büyük içsel çatışma ne olmalıdır? Kendi hayatınızda “kendini yönetme” konusunda en çok nerede zorlanıyorsunuz?
Değerli yorumlarınızı bekliyorum.